< Anasayfa
 
  Toplumsal ve Ekonomik Yaşam
   
Çocukluk ve Oyun
Okul Hayatı
İş ve Meslekler
Kadın-Erkek İlişkileri
Doğum ve Ölüm
Aile, Akrabalık, Komşuluk
Toplumsal Ritüeller
Kadın-Erkek ilişkileri ve Evlilik
 

Proje kapsamında görüşülen 100 kişinin ya kendisi ya da aile ve yakın akrabalarından birisi beyaz tenli biriyle evlenmiştir. Evliliklerde ten rengi ya da etnik kökenden (Arnavut, Boşnak, Yörük, Selanik göçmeni vb.) çok, toplumsal sınıf konumu belirleyicidir. Birbirine yakın sosyoekonomik durumda olan ailelerin çocuklarının birbiriyle evlendiği söylenebilir.

Karışık evlilikler Batı Ege'nin hemen her yerleşim yerinde görülmektedir. Kırsal bölgelerde karışık evlilikler daha doğal karşılanmakta, buna karşılık kentlerde kısmen sorun yaşanmaktadır. Anlatılara dayanarak, "kız isteme" ritüellerinin hayli "renkli" olduğu söylenebilir. Evlilik süreçlerinin başında sıkıntı çektiğini söyleyen kesim; kentte yaşayan, görece yüksek eğitimli, meslek sahibi ve eşlerini kendi seçenlerden oluşmaktadır. Aileler arası ilişkiyi kurmanın ve aracılarla karşı tarafı ikna etmenin en önemli araçlarından birinin de "dini kimlik" olduğu söylenebilir.

Yaşam öykülerinde geçen aile kökeni anlatılarında, son beş kuşaktır Türkmen ya da Yörük, Boşnak, Arnavut ve Kürt kökenli olanlarla karışık evliliklerin yapılmış olduğu ve bunların önemli bir bölümünün kırsal alanda gerçekleştiği görüldü. Bunun yanı sıra 30 yaş altı, köylerde büyümüş siyah tenli kadınların pek çoğunun Sivas, Rize, Erzurum gibi Anadolu'nun farklı yörelerinden İzmir ya da Muğla'ya göç etmiş ailelerin oğullarıyla kaçarak evlendiği ve bunların birçoğunun da erkeğin ailesi tarafından kabul edilmediği ifade edildi.

"Bizim işte bu berber İbrahim'in karısı Fatma abla ve Gümür öğretmenin sayesinde işte bu kız istendi, yani benim eşim olan kız istendi. İşte biraz, evvela karşı [çıktılar], alkol aldığımız için biraz verimkâr değildiler. Ondan sonra işte verdiler... İşte şimdi kayınbiraderin dediği gibi çorba, un çorbası 'şila' dedikleri Giritlilerin meşhur, ondan içtik. Yalnız onların evinde ben Arap aşını (farklı gördüm), yani kuzu etli, bi de patates vardı içinde. Bizde o ayrıydı işte, o yemekte o ayrıydı, biz patates koymuyorduk. Kaynanam sessiz bir kadındı, iyi bir kadındı Allah rahmet eylesin. Sona beraber yaşantımız oldu bi evde, hiç bi günden bi güne ağzından bi şey işitmedik zaten konuşmazdı çok... Annem 'Arap' babam beyaz. ... Şimdi, yok. Arapla evlenen [Arap] yok ... Şimdi benim gelinim beyaz, tamam. E damadım da beyaz sınıfından geçiyor, beyaz sınıfından geçiyo damadım. Ama Doğu kökenlidir, bilmem Kürt karası mıdır, Kürt beyazı mıdır. Onu bilmiyorum işte, yalnız gelinim başımın üstünde kendisi, beyaz; çocukları da beyaz. Belki evlenirse süt beyaz olacak, oğlumun oğlu evlenirse. Ama ilerde bakarsın biraz karanlık çıkabilir bir çocuğu... Çıkabilir, yani 'esmer' çıkabilir, tamam mı? Ona diyecekler 'kökün nerden geliyor' falan fıstık. Ee, o da diyecek ki 'benim babam Araptı.' Söyleyecek tabii... Ee şimdi, benim genlerim, annemlen babam, biri Trablusgarplı beyaz, biri Girit Resmo'dan Arap, izdivaç yaptılar, biz çıktık meydana..." E. Y. Duman (72 yaşında/Ayvalık, Balıkesir)

Bu başlık altında ARAMA yapmak için tıklayınız.

Proje HakkındaOsmanlı'da KölelikMüzik, Edebiyat, Radyo ve Sinemada KarakterlerSporcular
BibliyografyaGaleri  Arama  Duyuru ve Haberler
Türkçe | İngilizce | Site Haritası | Arama | İletişim